• BIST 102.602
  • Altın 192,894
  • Dolar 4,6318
  • Euro 5,4611
  • Bartın 23 °C
  • Ankara 25 °C
  • Bolu 25 °C
  • Kastamonu 22 °C
  • Zonguldak 22 °C
  • Karabük 25 °C
  • ‘2-0’la yola devam edeceğiz’
  • 4 dönemdir Bartın Milletvekilliği görevini yürüten Yalçınkaya, listeye giremedi
  • Milletvekili aday listesini ilk açıklayan MHP oldu
  • ‘2-0’la yola devam edeceğiz’
  • 4 dönemdir Bartın Milletvekilliği görevini yürüten Yalçınkaya, listeye giremedi
  • Milletvekili aday listesini ilk açıklayan MHP oldu

1 kilo dahi kömür çıkartılmadı

Sercan Engin

 

Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na bağlı kömür madenlerinin bir kısmının özelleştirilmesiyle ilgili çalışmalar başlatılmıştı.

Ancak bu özelleştirmeleri işçiler istemedi. Çünkü çıkacak olan kanun, Türkiye Kömür İşletmeleri'ne, maden ruhsat sahalarını işlemeye ve işlettirmeye, bunları bölüp yeni ruhsatları da ihaleye çıkarmaya yetki veriyordu.

Bunu dile getirmelerine rağmen dikkate alan olmayınca maden işçileri gece vardiyası ocaktan çıkmayı reddetti, yüzlerce kişi de işe gitmedi ve grev yaptı.

İlk olarak Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci ve yönetimi torba yasa tasarısında Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun (TTK) özelleştirilmesinin önünü açan maddenin geri çekilmesi için maden işçileriyle birlikte basın açıklaması yaptı.

Zonguldaklı madenciler TBMM Genel Kurulunda yapılacak görüşmelerde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve Türkiye Kömür İşletmeleri'ne (TKİ) bağlı madenlerin özelleştirilmesinin önünü açan 58. maddenin torba yasa tasarısından çıkartılmasını hep birlikte haykırdı.

Yapılan açıklamanın ardından yetkililerden herhangi bir adım gelmeyince işçiler, ocaktan çıkmama eylemi başlattı.

Karadon, Kozlu, Üzülmez, Amasra ve Armutçuk müessese müdürlüklerine bağlı tesislerde 00.00-08.00 vardiyasında çalışan işçiler, başlattıkları eylem kapsamında ocaktan çıkmadı.

Ülke genelinde gündem olmayı başardılar. Bu eylemleri sonucunda da taleplerinin dinlenmesini sağladılar.

Torba yasa tasarısında, 'TTK ile Türkiye Kömür İşletmeleri, uhdelerinde bulunan maden ruhsat sahalarını işletmeye, işlettirmeye, bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye ve bu ruhsatları ihale etmeye yetkilidir’ şeklinde yer alan düzenlemenin değiştirilmesi için mücadele veren işçiler yaklaşık 21 saat sonra ocaktan çıkarak, taleplerini yinelediler.

Kazanan madenciler oldu. Tasarının yeniden görüşülmesini sağladılar. Tam da bu süreçte yerli kömür protokolü yapıldı.

Bu protokol çok eleştiri aldı. Kimse yerli kömüre karşı değil. Kimse madenlere işçi alınmasına karşı değil. Peki neden eleştirildi? Biraz da bunu değerlendirelim.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Berat Albayrak, 2 firma arasında imzalanan Yerli Kömüre Dönüşüm Protokolü imza törenine katıldı.

Sayın Albayrak, Türkiye'nin kömür üretiminin artış eğiliminde olduğunu belirterek, "Son 2 yılda 60 milyonları, geçtiğimiz yıl 70 milyonları bulduk. Bu yıl 80 milyon ton yıllık yerli üretimi Türkiye'de geçeceğiz. Hedef 2018 yılı sonuna doğru 100 milyonları yakalamak ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak" dedi.

Bu imza töreninde yer alanlardan bir tanesi de Amasra’da faaliyet gösteren, hatta termik santral kurma girişiminde bulunan firma. Diğeri de Zonguldak’ta termik santral kuran firmalardan bir tanesi…

Amasra’da faaliyet gösteren bu firma yerli kömür protokolüne imza atıyor. Biraz düşündürücü değil mi? Amasra’ya ve Bartın’a en büyük zararı vermek isteyenlerin yerli kömür ısrarı bana inandırıcı gelmedi.

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya, bu konuda yaptığı açıklamasında; Enerji Bakanı Sayın Berat Albayrak’ın üretilmeyen yerli kömürün protokolünü imzaladığını belirtti.

Baktığımız zaman hakikatten de öyle. Amasra’da yerli kömür üretimi var mı? Bu firma orada faaliyete başlayalıdan buyana kaç ton yerli kömür çıkardı?

Amasra’da ki bu firma, 2005 yılında Amasra B sahasını rödevans karşılığında TTK'dan aldı. Üç sene hazırlıktan sonra 4'üncü yılda üretime geçmesi gerekiyordu.

Yirmi yılda ise toplam 56 milyon ton kömür üretimi yapacaktı. Bütün bunların karşılığında ise 400 milyon lira rödevans bedeli ödeyecekti.

2005 yılının üzerinden tam on iki yıl geçti. Ancak bu şirket taahhüt ettiği kömürü çıkarmadı. Hatta devlete de kömür çıkartmadığı için yapılan sözleşme gereği borçlandı.

2005 yılından buyana bir kilo kömür dahi çıkartmayan bu firmanın yaptığı protokole Sayın Bakanın da katılmasını eleştirmeden edemeyeceğim.

Amasra’da şu ana kadar bir kilo dahi kömür çıkarmayan bu firma yerli kömür çıkartacak. Hem de 7 milyon ton yerli kömür…

1 milyar ton jeolojik kaynağa sahip olan sahanın madencilik haklarını alan bu firmanın amacının kömür çıkartmak olmadığını hep birlikte gördük.

Daha önce MTA tarafından 1956 yılında başlatılan ve 2000 yılına kadar sürdürülen arama çalışmaları bu firma tarafından yürütüldü. Günümüze kadar 260 adet derin sondaj tamamlandı.

Arama çalışmalarında elde edilen verilerden yola çıkarak da kaynak ve rezerv hesaplama çalışması yapıldı. Bu çalışmalarda JORC-koduna uygun olarak 850 milyon ton ekonomik rezerv tespit edildi. Devam eden sondajlar ile birlikte bu rakamım 1 milyar tonu aşması bekleniyor.

Firma tarafından hedeflenen yıllık üretim miktarı 5 milyon ton/yıl olup, hedef 10 Milyon ton/yıl olarak belirtiliyor.

Peki gelinen süreçte kaç ton kömür çıkartıldı? Bunun denetimi yapılmıyor mu? Firma ile devlet arasında imzalanan sözleşmenin şartları neden uygulanmıyor? Bu soruların yanıtlarını ben gibi tüm Bartınlılar da merak ediyor.

Bu firma tarafından yapılan yatırımları geçtiğimiz yıllarda yerinde görmüştüm. Hatta o dönemde yatırımların büyüklüğünü yazmıştım. Gerçekten büyük yatırımlar. Ancak bu büyük yatırıma rağmen kömür üretimi olmaması şaşırtıcı.

İnsanların güvenini kaybeden ve termik santral kurma girişimlerinde bulunan bu firmanın yerli kömür çıkartıp çıkartmayacağını kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Galiba bu firma kendi santraline kömür üretimi yapmayı hedefliyordu. Tabii Bartın halkı bu konuda haklı bir direniş ortaya koyunca süreç bu hale geldi. Şu anda santralle ilgili mahkemenin bilirkişi raporu bekleniyor.

İnşallah gelecek olan raporun sonucu Bartın halkının istediği yönde olur. İnşallah Çeşmi Cihan olan Amasra’ya kıyılmaz. İnşallah Bartın ve Amasra’ya sahip çıkılır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 5 Mayıs 2013 Ajans Bartın | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0551 120 3535