• BIST 93.537
  • Altın 209,443
  • Dolar 5,3471
  • Euro 6,0553
  • Bartın 10 °C
  • Ankara 7 °C
  • Bolu 4 °C
  • Kastamonu 7 °C
  • Zonguldak 11 °C
  • Karabük 8 °C
  • Ulus Eldeş Göleti inşaatı devam ediyor
  • Umre kayıtları devam ediyor
  • Çalışmak isteyenlere kaçırılmayacak fırsat
  • Ulus Eldeş Göleti inşaatı devam ediyor
  • Umre kayıtları devam ediyor
  • Çalışmak isteyenlere kaçırılmayacak fırsat

Aile hekimliği ilaç yazma memurluğu olmamalı

Sercan Engin

 

Sağlık alanında yaşanan sıkıntıları haberlerimizle özellikle de köşe yazılarımızda sürekli dile getiriyoruz.

Yine sağlık alanındaki bazı olumsuzluklara değineceğim.

Bartın sağlık alanında önemli yatırımları aldı.

Bunu inkar etmek mümkün değil.

AK Parti Bartın Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç son olarak da Bartın 400 Yataklı Devlet Hastanesi’nin müjdesini verdi.

Bu yatırımlar önemli.

Fakat bu kurumların içini doldurabilmek de önemli.

Bir de aile hekimliği gibi amacına uygun hizmet vermeyen sağlık ocakları var.

Bu konu gerçekten ciddi sıkıntılı.

Aile hekimliklerinde görev alan doktorların bazıları ilaç yazma memuru gibi çalışıyor. Muayene denen bir şey yok.

Hastaların yüzüne bakmak yok.

Yaz ilacı gönder…

Bazıları dedik ama bunların sayıları az değil.

Herkes eczaneden poşet dolusu ilaçlarla çıkıyor.

Sistem sadece ilaç yazma üzerine kurulmuş.

Bir de bakıyorsunuz ki herkese aynı ilaçlar…

Aile hekimleri, sağlık ile ilgili sorunlarda ailelere danışmanlık yapmalı ve yol göstermeli. Ancak çoğu aile hekimleri bu amaçtan uzak hizmet veriyor.

Sağlık ocaklarının yerini alan aile hekimliklerinde görev alan doktorların görevi sadece ilaç yazmak mıdır?

Aile hekimliği nedir?

Aile hekimliği; birey ve ailelere sürekli ve çok yönlü sağlık hizmeti veren, biyolojik, klinik ve davranış bilimleriyle iç içe olan, faaliyet alanı içinde, tüm yaş gruplarını, her iki cinsiyeti, tüm sistemleri ve bütün hastalıkları kapsayan bir uzmanlık alanı.

Aile hekimi; kendisine bağlı olan topluma, yaş, cinsiyet ve hastalık ayırımı yapmaksızın, birinci basamak sağlık hizmeti veren, temel tıp eğitiminden sonra, konusunda en az 2 yıl eğitim görmüş tıp doktoru.

Peki aile hekimliğinin amacı nedir?

“Erken tanı ve tedaviyi sağlamak, hastalık ve sağlık konularına fiziksel, ruhsal ve sosyal faktörleri de dikkate alarak yaklaşmak, sağlık ile ilgili tüm konularda ilk değerlendirmeyi yapmak,  tekrarlayıcı hastalıklarda sürekli bakım ve tedaviyi sağlamak, hastalarla uzun süreli bağlantı kurarak, hastalıklarla ilgili bilgileri toplamak, birinci basamak sağlık hizmetlerini topluma sunmak, bireylerin yaşam kalitelerini ve sağlık düzeylerini yükseltmek.”

Bu amaçlar doğrultusunda aile hekimlerinin görev yaptığını düşünüyor musunuz?

Bunu da küçük bir örnekle anlatmaya çalışayım.

Bir hastanın ifadelerini aynen yazıyorum; “Sağlık ocağında muayene sırası beklerken elinde siyah çanta takım elbiseli birileri geldi. Tabii içerden hasta çıkar çıkmaz doktorun yanına geçtiler.

Oradaki diğer görevlilere içeri girenlerin kimler olduğunu sordum. İlaç firmasından geldiklerini söylediler.”

Aynı ilaçların yazılmasının ve poşetler dolusu ilaçların insanların eline tutuşturulmasının nedeni sizce ne olabilir?

Takdiri siz değerli okuyucularımıza bırakıyorum.

Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun açıkladığı Aile hekiminin görevleri başlıklı yazısını sizlerle paylaşıyorum.

İşte bakanlığın duyurduğu görevler;

“1) Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak tanı, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini vermek,

2) Aile hekimi, kendisine kayıtlı kişileri bir bütün olarak ele alıp, kişiye yönelik koruyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini sunmak,

3) Sağlıkla ilgili olarak kayıtlı kişilere rehberlik yapar, sağlığı geliştirici ve koruyucu hizmetler ile ana çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetlerini vermek,

4) Kendisine kayıtlı kişilerin ilk değerlendirmesini yapmak için altı ay içinde ev ziyaretinde bulunup veya kişiler ile iletişime geçmek,

5) Kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramaları (kanser, kronik hastalıklar, gebe, loğusa, yeni doğan, bebek, çocuk sağlığı, adölesan, erişkin, yaşlı sağlığı ve benzeri) yapmak,

6) Periyodik sağlık muayenesi yapmak,

7) Tetkik hizmetlerinin verilmesini sağlamak ya da bu hizmetleri vermek,

8) Kendisine kayıtlı kişileri yılda en az bir defa değerlendirerek sağlık kayıtlarını güncellemek.

9) Evde takibi zorunlu olan özürlü, yaşlı, yatalak ve benzeri durumdaki kendisine kayıtlı kişilere evde veya gezici/yerinde sağlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak tanı, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini vermek,

10) Aile sağlığı merkezi şartlarında tanı veya tedavisi yapılamayan hastaları sevk etmek, sevk edilen hastaların geri bildirimi yapılan muayene, tetkik, tanı, tedavi ve yatış bilgilerini değerlendirmek, ikinci ve üçüncü basamak tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile evde bakım hizmetlerinin koordinasyonunu sağlamak,

11) Gerektiğinde hastayı gözlem altına alarak tetkik ve tedavisini yapmak,

12) Entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde gerektiğinde hastayı gözlem amaçlı yatırarak tetkik ve tedavisini yapar,

13) Aile sağlığı merkezini yönetmek, birlikte çalıştığı ekibi denetlemek ve hizmet içi eğitimlerini sağlamak

14) İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmi tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemektir.”

Bu 14 madde sizce sağlık ocaklarında görev alan aile hekimleri tarafından uygulanıyor mu?

Tabii sıkıntılar bununla da bitmek bilmiyor. Bartın Devlet Hastanesi’nin acil servisinde de bazı sorunlar yaşanıyor.

 Acile gelen vatandaşlar muayene öncesi ilk olarak triyaj birimine gidiyor. Burada hastaların bilgileri alınıyor. Şeker, tansiyon vb. gibi işlemler burada yapılıp, doktora yönlendiriliyor.

Peki triyaj nedir?

Triyaj, yardımcı sağlık personeli tarafından yapılan ön değerlendirme ile önceliğin belirlenmesidir. Yani bu birim hastanın rahatsızlığına göre öncelik veriyor.

Sonrasında hekimlerin tüm hastaları ideal süre ve koşullarda değerlendirmesini sağlamak amaçlanmıştır.

Ancak bu ilimizde pek mümkün olmuyor. Sadece tansiyona bakıp gönderen bir birimin faydası ne olur?

Orada görev alan memurların görev yapmadıklarını söylemiyorum. Birilerini suçlama derdinde değilim.

Bu birimin tam anlamıyla hizmet vermediğini düşünüyorum.

Bu birim hastaların vakit kaybetmesine neden oluyor. Faydadan çok zararı var gibi…

Bunu da bir örnekle anlatayım.

Acil servise göğsünde ağrı hissettiği için gelen bir vatandaş kaydını yaptırıyor, triyaj birimine gidiyor ve en son sırası geldiğinde doktora ulaşmış oluyor.

Adamın ayakta durmakta zorlandığı açık.

Ancak boşu boşuna zaman kaybediyor.

Triyaj birimi yerine kayıt yapılırken hastanın rahatsızlığına göre öncelik tanınması mümkün değil mi?

Bu sıkıntıyı 112 ile acile gelirseniz yaşamıyorsunuz. 112 ile gelen hastalar diğer bölümde muayene ediliyor.

Buradaki sıkıntı kolayca çözülebilir diye düşünüyorum.

İnsanlara hiçbir faydası olmayan aksine vakit kaybettiren bu birimde ki hizmetin ilk kayıt anında da verilebileceğini düşünüyorum.

Bir diğer konu da doktorların dokunulmazlığı…

Gerçekten merak ediyorum niye bazı mesleklerde denetim olmaz. Neden kurumlar kendi içinde denetimi sağlayamaz.

Özellikle sağlık sektöründe bir denetim şart.

Dokunulmazlığı olan doktorların hastalara karşı olan tavırları ve davranışları hiç iyiye gitmiyor.

Sürekli örneklerle yazdıklarımı destekledim.

Yine doktorların davranışına da bir örnek vereyim.

Acilde görev alan bir doktorun polikliniğini terk etme gibi bir hakkı var mı?

Adı üzerinde acil polikliniği diyoruz.

Doktor bey hastanede kaybolmuş, bulana aşk olsun…

Beyefendi nerelerdeyse…

Hastalar acilde kapıda kuyruk.

Yaşanılanlara bizzat şahit olduğum için bu kadar kesin konuşuyorum.

Doktor bey 10-15 dakika ortalıkta yoktu.

Gönlü olunca nihayet acil servisin polikliniğinde görevli olduğunu hatırlayıp masasının başında oturdu.

İsterseniz en baştan size o doktorun işinin başında olmasının önemini anlatayım.

19 Kasım Pazar günü saat 10.30’da Bartın Devlet Hastanesi Acil Polikliniği’ne ben de gittim. Sabah saatlerinde babamın rahatsızlığı (baş dönmesi) nedeniyle acile gittik. Yürümekte ve ayakta durmakta zorlanmasına rağmen hızlı hastaneye ulaşabilme adına kendi aracımızla gittik.

112’yi aramak yerine bu şekilde hastaneye ulaştık.

Çünkü yazımda belirttiğim gibi ciddi bir rahatsızlık olabileceği düşüncesiyle hızlı hareket etmek istedik.

Hastaneye ulaştığımızda ilk olarak kayıt yaptırdık.

Oradan eleştirdiğim triyaj birimine gidip hastanın rahatsızlığıyla ilgili bilgileri anlattık. Babam da yanımda tabii…

Orada ki görevlinin yaptığı işlem şu…

Babamın parmağına taktığı cihaza bakıp 2 yere rakamlar yazdı ve kağıdın ortasına da baş dönmesi ibaresini ekledi.  

Başladık doktoru beklemeye…

Doktor Bey yok. Hastalar onu arıyor.

Abartmıyorum bekleyen hastalar sağa sola bakınıyor.

Aradığı kişi acil doktoru…

Dediğim gibi doktor keyfi geldiğinde odasına geldi. 

Sonra sıramız geldiğinde doktora ulaştık.

Bakın geçtiğimiz aşamalara…

Acil burası…

Acil bir vakada bile bu aşamaları geçmek zorundasınız.

Kendi imkanlarınızla hastaneye gelirseniz bu aşamalar şart.

112 ile gelirseniz direk muayene ediliyorsunuz.

İşlemler bir şekilde yapılıyor.

İsterseniz devam edeyim.

Tabii doktorun odasına girdiğimizde aynı bilgileri doktora da anlattık.  

Hani nerede triyaj biriminde anlattığımız bilgiler?

Neden o birimde derdimizi anlatarak vakit kaybettik? Bize katkısı ne oldu?

Tabii şunu da unutmamak lazım.

Aşamaları geçseniz bile odasında zaten doktor yok.

Biz 30 kilometrelik yoldan doktora ulaşmak için hızlı hareket etmenin telaşındayken acilin durumu bu…

Boşu boşuna acele etmişiz.

Beklerken hastalardan birine bir şey olsa sonucuna kim veya kimler katlanacak? Bu sorumluluğu kim alacak?

Peki saniyelerle yarışılan bir sektörde bu yapılanlar doğru mu?

Son derece hayati bir yer olan acil polikliniğine işinin önemini bilen birileri görevlendirilmeli.

Her şeyi eleştiriyormuş gibi algılanmasın.

Bunlar çok önemli.

Çünkü sağlıkta bazen saniyeler değerli oluyor.

Bir saniyede hayatlar kurtarılabiliyor. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 5 Mayıs 2013 Ajans Bartın | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0551 120 3535