• BIST 93.419
  • Altın 250,664
  • Dolar 6,4985
  • Euro 7,3792
  • Bartın 31 °C
  • Ankara 31 °C
  • Bolu 29 °C
  • Kastamonu 28 °C
  • Zonguldak 28 °C
  • Karabük 32 °C
  • Muhteşem bir törenle dünya evine girdi
  • İl Temsilcisi Ünsal’dan yeni Müftü Yardımcısına hayırlı olsun ziyareti
  • Gençler için yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi
  • Muhteşem bir törenle dünya evine girdi
  • İl Temsilcisi Ünsal’dan yeni Müftü Yardımcısına hayırlı olsun ziyareti
  • Gençler için yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, il ve ilçe başkanlarını topladı

Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) İl Başkanı Ercüment Özçelik, ilçe başkanlarıyla birlikte Antalya da düzenlenen Milliyetçi Hareket Partisi İl ve İlçe Başkanları Çalışma ve İstişare Toplantısına katıldı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, il ve ilçe başkanlarını topladı

Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) İl Başkanı Ercüment Özçelik, beraberinde Merkez İlçe Başkanı Murat Demir, Amasra İlçe Başkanı Bilgehan Doğanel, Kurucaşile İlçe Başkanı Necmettin Özel ile birlikte Antalya'da düzenlenen MHP İl ve İlçe Başkanları Toplantısı'na katıldı. 81 il ve ilçe başkanlarının katılımıyla gerçekleşen toplantı ile ilgili bilgiler veren İl Başkanı Özçelik, 18 Mart'ta gerçekleşecek MHP'nin 12. Olağan Kurultayı Milli Duruş, Şühedaya Vefa, Millete Beka kurultayı ile ilgili hazırlıkların il ve ilçe başkanlarıyla paylaşıldığını söyledi.

Kutlu bir diriliş ve yükselişin müjdesi

Toplantının yoğun katılımla gerçekleştiğini belirten İl Başkan Özçelik; “Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin önderliğinde Antalya’da düzenlenen İl ve İlçe Başkanları Çalışma ve İstişare Toplantısına katıldık. Yoğun ilginin olduğu toplantıda ülke gündemi ile yerel ve genel seçimle ilgili önemli konular görüşüldü. Tabii 3 gün süren toplantı Sayın Genel Başkanımızın konuşmasıyla sona erdi. Sayın Genel Başkanımızın ifadelerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Toplantının çok verimli geçtiğini belirten Sayın Genel Başkanımız, şu ifadeleri kullandı; “Oldukça başarılı geçen, yararlı olduğuna inandığım zincirleme toplantı sürecinin sonuna geldik. Ama bu son aslında bir başlangıçtır. Öyle bir başlangıçtır ki, kutlu bir diriliş ve yükselişin müjdesidir.

İçtenlikle teşekkür ediyorum

Huzurlarınızda kendi alanlarında değerli sunumlarını yapan; bilgi, birikim ve deneyimlerini paylaşan muhterem arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Çalışma ve İstişare Toplantımız kongre süreçlerini tamamlayan il ve ilçe başkanlarımızın hem tanışmasına, hem kaynaşmasına, hem de birbirlerini anlamasına değerli katkılar sağlamıştır.  Aynı zamanda bu toplantımız, 12’nci Olağan Büyük Kurultayımızın bir ön hazırlığı, 2019 yılındaki üç siyasi olayın, üç stratejik dönüm noktasının bir değerlendirme ve analiz fırsatı olmuştur. Gururluyuz, çünkü yüreklerimiz toplu atmaktadır. Mutluyuz, çünkü birlik ve beraberliğimiz çelik gibidir. Ümitliyiz, çünkü yaralar sarılmış, kayıplar telafi edilmiş, dinen fırtınadan sonra sakin denizlere yelken açılmıştır. İstiklalimizi pençelemek isteyenlere göz yummayacağız. İstikbalimizi perdelemek iddiasında olanlara göz açtırmayacağız. Bir olacağız, Ülkücü kalacağız. Milletimizin her ferdine ulaşacağız.

Omuz omuza vereceğiz

Gönül kırgınlığı varsa gidereceğiz, kol kola gireceğiz. Hayal kırıklıklarını onarıp, omuz omuza vereceğiz. Sıkılı yumrukları açacağız, hasbi şekilde tokalaşacağız, gönülleri fethedeceğiz. Hz Mevlana ne güzel de söylemiş: “Hayat bir nefestir, aldığın kadar. Hayat bir kafestir, kaldığın kadar. Hayat bir hevestir, daldığın kadar.” Hz. Mevlana yine der ki: “Kalp denizdir, dil de kıyı. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.” Sözümüz kalptendir, duruşumuz asaletimizdendir, dilimizden çıkanlar içimizden kopup gelenlerdir. Diyor ya Yusuf Has Hacib, “kimin düşündüğü ile söylediği bir olursa işte doğru insan odur.” Bu kapsamda merhum vatan şairimiz Akif’; “budur cihanda en beğendim meslek; sözün odun olsun hakikat olsun tek”ifadesiyle adeta ders vermiştir. Gerçek dava adamları doğru yaşayan, doğru davranan, dosdoğru duruşu olanlardır. Doğrudan sapan, yanlışa gömülecek, yozlaşma akıntısına kapılacaktır. Davada ileri hamlelere ayak uyduramayanların gözleri daima geride kalacaktır. Yapacak bir şeyi, söyleyecek bir sözü olmayanların bahaneleri kabarıktır.

Varlığımız Türk varlığına adanmıştır

Niyetimiz halis, nefesimiz hadimdir. Varlığımız Türk varlığına adanmıştır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket Türklüğün güvencesi, Türkiye’nin huzur, kardeşlik ve istikrar güvenliğidir. Unutmayınız ki, biz büyük bir aileyiz. Büyük bir davanın mensuplarıyız. Büyük bir sevdanın temsilcileriyiz. Türkiye’nin umuduyuz, Türk milletinin gelecek özlemleriyiz. Kaynaklarımızdan uzaklaşmadan, kaygan zeminlerde savrulmadan, kaypak ilişki ağlarına sürüklenmeden doğru bildiklerimizi, doğru gördüklerimizi, vatan ve millet çıkarlarına müzahir olduğu sürece devamlı konuşacağız, devamlı haykıracağız. Allah’ın izniyle ülkülerimizi çağın alnına kazıyacağız. Biz, Hakk’ın yolunda, milletin yanındayız. Biz, önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben diyen iradeyiz. Duruşumuz millidir, şühedaya vefa, millete beka hedefimizdir. Huzur ve beka için güç birliği emelimizdir. Dibi görünmeyen kuyulardan su içmedik, içmeyeceğiz. Kaf Dağı’ndan kar bağışlayanlara inanmadık, inanmayacağız.

Onun bunun önünde el pençe divan durmayacağız

Olayların perde arkasını görmeden öne çıkmadık, çıkmayacağız. Ve de dünyevi menfaatler uğruna geçmişimizi silmedik, kutlu emanetlerimizin meşalesini söndürmedik. Aksine hizmet etmeyeceğiz. Her zaman olduğu gibi iman silahını kuşanıp ihanet kuşatmasını dağıtacağız. Onun bunun önünde el pençe divan durmayacağız. Gazi Mustafa Kemal bakınız nasıl bir şuurla sesleniyordu: “Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, kimseyi üstün görmeyeceksin; hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülken için gerçek idealin neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes sana karşı çıkacaktır; herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır; önüne sonsuz engeller yığacaklardır, fakat sen bunlara dayanıklı olacaksın. Kendini büyük değil, küçük, bir hiç sayarak, kimseden yardım görmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Bütün bunlardan sonra sana büyük derlerse söyleyenlere gülüp geçeceksin.” Elbette büyüklük Allah’a mahsustur. Ancak fikirde büyüklük, ahlakta büyüklük, onurda büyüklük, ülküde büyüklük, gönülde büyüklük esastır, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in amacı da budur.

Beka yoksa gelecek yoktur

Türkiye ağır bir beka sorunu yaşamaktadır. Beka varlığımızın bereketi, bağımsızlığımızın nişanesidir. Beka yoksa beraberlik yoktur. Beka yoksa gelecek yoktur. Beka yoksa varoluş mücadelesi kaybedilmiş demektir. Müsamaha ile milli beka; serbestlikle başkaldırma; özgürlükle ayrışma arasındaki hassas dengelerin gözetilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Şüphesiz ki bundan sonra; Türkiye’yi nasıl bir geleceğin beklediği, bölgemizdeki gelişmelerin nasıl seyredeceği, terörizmin ve küresel güçlerin hangi oyunları sahneleyeceği, milli bekaya yönelik tehditlerin hangi yönde ilerleyeceği, siyasi gelişmelerin nasıl şekilleneceği, milletimizin kardeşliğinin nasıl sürdürüleceği ve toplumun bu süreçten nasıl etkileneceği hepimizin düşünmesi gereken hayati konulardır. Bu nedenle hepimize düşen görevin fazlalaştığı yeni dönem, partimizin milletimiz nezdindeki yerini ve değerini daha da güçlendirecektir. Taşıdığımız sorumluluk tarihidir.

Egemenlik haklarımızı savunuyoruz

Yüreğinde vatan ve bayrak sevgisi olan herkesi ortak değerlerimizde buluşmaya davet ediyorum. Millet varlığına karşı husumete yeltenenleri de tahrikleri bırakarak, girdikleri ihanet yolculuğundan vazgeçmeleri konusunda kesinkes uyarıyorum. Türkiye’nin güney sınırları boyunca mazisi bir asrı bulan iğrenç bir kumpas tedavüldedir. Fırat’ın doğusunda 700 kilometrelik PKK/PYD kuşağı oluşmuştur. Afrin; Kobani ve Cezire’yle birlikte, kanlı ve bölücü terör örgütünün üç sözde kantonundan birisidir. Suriye’nin kuzeyine yuvalanmış hainler, bulundukları yerlerden, tutundukları alanlardan teker teker sökülüp atılmazlarsa, vatan tehlikede, beka ateş altındadır. Bu itibarla Zeytin Dalı Harekâtı haklı, meşru ve milli bir duruşun sahaya yansımış, Afrin’e odaklanmış hali ve şeklidir. Nereye kadar gidiyorsa oraya kadar sürdürülmelidir. Egemenlik haklarımızı savunuyoruz. İnsanlık düşmanı teröristlere karadan, havadan hayatı zehir ediyoruz. Zeytin Dalı Harekâtı’nın 21’nci gününde, PKK/PYD’nin saklandığı Eşkan bölgesinde önemli hedefler imha edilmiştir. Jetlerimizin muazzam desteğiyle, kuzey-batı hattındaki Kırıkhan-Hassa-Deli Osman bölgesinin 56 kilometlik bölümünde denetim sağlanmıştır. İlk defa derinlemesine ilerleme kaydedilmiştir.

ABD, teröristlerle suçüstü yakalanmıştır

PKK-PYD hesap verecek, küstahlığının ve şerefsizliğinin bedelini Hak Teâla şahit olsun ki, verecektir. IŞİD’e karşı kurulan eften püften koalisyonun ABD’li komutanı Funk, Türkiye’nin yanlış hesabından dolayı kaygılandığını açıklamış. Acaba yanlış bu sömürgeciye göre nedir? Yanlış hesabın mahiyet ve muhtevası nasıl izah edilecektir? Üstelik bu çürümüş, Türkiye’nin PKK/PYD’yle mücadelesini tuhaf buluyormuş. Eğer haine kahraman diyorlarsa, bu ABD’yle müttefiklik nasıl sürdürülecektir? Eğer, Türkiye ile ABD arasında görüş menzili sıfıra iner, diyalog kopar, temas kesilir, eller tetiğe giderse ve de siyaset yerine silah konuşursa olacakları hesap eden, sonuçlarını düşünen var mıdır? Biz düşünüyor, hesap ediyoruz. Ve de hiç kimseden korkumuz olmadığını Bozkurt duruşuyla Antalya’dan ilan ediyoruz. ABD özel kuvvetler askerlerinin, Menbiç’te teröristlerle birlikte nöbet tutmaları, devriye gezmeleri rezilliktir, cinayettir, hıyanettir. ABD, teröristlerle suçüstü yakalanmıştır. Türk milletinin karşısında PKK/PYD/YPG’nin yanında ABD yerini almıştır.

Afrin’e girmeyeceksek, Harekâtı niye başlattık?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ne derse desin, nasıl kıvranırsa kıvransın; Afrin’e mutlaka girilmeli, Afrin mutlaka teröristlerden tepeden tırnağa arındırılmalıdır. Hitamında da, Münbiç’i insanlık mikroplarından ayıklamak boynumuzun borcudur. Unutulmasın ki, Menbiç’te PKK/PYD durduğu müddetçe terör koridoru riski bertaraf edilmiş olmayacaktır. Afrin’e girmeyin demek, PKK’ya ellemeyin, PYD’ye yanaşmayın, Türkiye’ye saldırın demektir ve terör işbirlikçiliğidir. Peki, Afrin’e girmeyeceksek, Zeytin Dalı Harekâtı’nı niye başlattık? Niye bunca emek ve şehit verdik? Dağda taşta terörist ararken, bunların kaçıp şehir merkezine sığınacağını, oradan da yeni kanlı eylemlerini planlayacağını Sayın Kılıçdaroğlu bilmiyor mu? CHP Genel Başkanı’nın ağzından PYD/YPG’yi terör örgütü olarak duyanınız oldu mu? Amasız, fakatsız terörle mücadeleye destek verdiğini, dua ettiğini göreniniz, öğreneniz bulundu mu? ABD’ye bir çift sözü, biraz tepkisi işitildi mi? CHP’nin durum özeti, Sayın Kılıçdaroğlu’nın acıklı hali budur. Şu gerekçeye bakar mısınız; Afrin’e girersek çok şehit verirmişiz. Korkakça yaşamaktansa, kahramanca şehadet bu milletin muhteşem vasfıdır. Biz vatana sahip çıkacağız. Biz devlete sahip çıkacağız. Biz Cumhurun ittifakıyla, milletin mutabakatıyla geleceğimize sahip çıkacağız, bekamıza ve istiklal haklarımıza Allah’ın izniyle leke düşürmeyeceğiz. Karşımızda; CHP, İP, HDP, PKK, YPG, PYD, FETÖ, DHKP-C olursa olsun; bizim de milletimiz vardır, bizim de rahmetine sığındığımız bir tek Allah’ımız vardır.

Birlik ve dayanışma iradesi sürdürülecek

Karşımızdaki sorunların çözüm yolları ve imkânlarının aranacağı adresler; milli duruş, demokratik kültür, bin yıllık kardeşlik hukuku, milletimizin dua ve desteğidir. Türkiye’nin sorunları ortak aklın ve sağduyunun rehberliğinde çözülmelidir, inşallah da çözülecektir. Bu doğrultuda, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne 2019 yılında resmen geçilecek, ondan sonraki beş yıl süresince, yeni sistemin kurum ve kurallarıyla yerleşebilmesi için siyasette tesis edilen birlik ve dayanışma iradesi sürdürülecektir. Ortak amaç, terörizme karşı aynı sipere girmek, kronik gerginlik kaynağı haline gelen toplumsal huzursuzluk konularının, milletimizi kucaklayan bir sağduyu ve hoşgörü ortamıyla gündemden çıkarmak olmalıdır.

Her mesele için kapsamlı çözüm hazırlıkları var

Bunun için siyasi partilerin asgari müştereklerde buluşmaları zaruridir, millete karşı vefa borcudur. Her şeye rağmen, Milliyetçi Hareket Partisi, şer cephesinin, ihanet odaklarının, gafil siyasetçilerin, politika tacirlerinin itham ve hesaplarına rağmen, milletimizin umudu olarak dimdik ayaktadır ve 18 Mart 2018’de de 12’nci Olağan Büyük Kurultayı’nı gerçekleştirecektir. Kurultay tema ve beyanımız, “Milli Duruş: Şühedaya Vefa, Millete Beka’dır.” İftiharla söylemek gerekirse, kadrolarımız; Ülkemizin ağır sorunlarının farkındadır. Her mesele için kapsamlı çözüm hazırlıkları vardır. Huzur, refah ve kalkınma için projeleri tamamdır. Allah’tan niyazım milletimizi ve devletimizi her türlü saldırı ve musibetlerden korumasıdır. Her bir il ve ilçe başkanımıza üstün başarılar diliyorum. Sizin başarınız, Türkiye’nin başarısı, Türklüğün ve Türk-İslam Ülküsünün zaferi olacaktır. Artık şafak sökmektedir. Milliyetçilik yükselen bir değer olarak milletin gönlünde yerini almaktadır. Sizlerin bu yeri daha da sağlam hale getireceğinize inanıyor, her birinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyor, il ve ilçelerinizdeki vatandaşlarımıza gönül dolusu selamlarımı götürmenizi rica ediyorum. Sağ olun, var olun. Ne Mutlu Türküm Diyene.” Sayın Genel Başkanımızın konuşmasının akabinde de Antalya ilinde düzenlenen toplantımız sona erdi. Bende toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 5 Mayıs 2013 Ajans Bartın | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0551 120 3535