• BIST 93.419
  • Altın 245,493
  • Dolar 6,4985
  • Euro 7,3766
  • Bartın 23 °C
  • Ankara 24 °C
  • Bolu 20 °C
  • Kastamonu 18 °C
  • Zonguldak 23 °C
  • Karabük 23 °C
  • Muhteşem bir törenle dünya evine girdi
  • İl Temsilcisi Ünsal’dan yeni Müftü Yardımcısına hayırlı olsun ziyareti
  • Gençler için yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi
  • Muhteşem bir törenle dünya evine girdi
  • İl Temsilcisi Ünsal’dan yeni Müftü Yardımcısına hayırlı olsun ziyareti
  • Gençler için yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi

Milli iradeye bir kez daha sahip çıkıldı

Sercan Engin

 

Türkiye'nin milli birlik ve beraberliğini hedef alan Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimine karşı Türk halkının kahramanca verdiği mücadelenin birinci yılında 81 ilde programlar düzenlendi.

Programlarda 15 Temmuz şehitleri anıldı. "Milli Birlik ve Kardeşlik Yürüyüşleri" yapıldı. Demokrasi nöbetleri tutuldu.

Geçen yıl ellerinde Türk bayraklarıyla cadde ve sokaklara çıkıp meydanları doldurarak darbecilere karşı koyan vatandaşlar, bu yıl da ülke genelindeki demokrasi nöbetleriyle milli iradeye nasıl sahip çıktığını bir kez daha tüm dünyaya gösterdi.

Gerçekten etkinlikler büyük bir katılımla gerçekleşti. Milletimiz şehitlerine her zaman olduğu gibi yine sahip çıktı.

Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Gazilerimize acil şifalar versin.

Bir yıl öncesine dönelim. Bundan bir yıl önce vatani görevimi yapıyordum. 15 Temmuz 2016 yılında 10-12 nöbetindeyim. Cezaevi nöbetindeyken haber gönderildi. Herkesin tam tesisat hazırlanması, çelik yeleklerin giyilmesi ve silahlara tam dolu şarjör takılması emredildi.

Tabii ben ilk olarak saldırı olabileceği ihtimalini düşündüm. Darbe hiç aklıma gelmedi. Aslında darbe kelimesini sadece okuduğum ve duyduğum kadarıyla biliyordum.

O geceden sonra bizzat bu kelimenin ne anlama geldiğini yaşayarak öğrendim. O gece sabah olmak bilmedi diyebilirim…

Hazır bir şekilde o gece bekletildik. Cezaevi güvenliğini sağladık. Adeta kuş uçurtulmadı.

Nöbet sırasında tüm ilde salaların verildiği anı unutamıyorum. O an gözümden yaş geldiğini fark ettim. Çünkü o duygu çok farklı. Tüylerim diken diken olmuş, ülke genelinden gelecek iyi bir haberi bekliyordum. Darbe teşebbüsünde bulunan vatan hainlerinin amaçlarına ulaşamadığını duymak için tüm vatanını, milletini ve bayrağını seven Türk vatandaşları gibi bizler de dualar ettik.

Allah’a hamt olsun amaçlarına ulaşamadılar. Milletimiz izin vermedi.

Milletimiz bir kez daha 15 Temmuz’da göğsünü siper etmiş, batıdan hayasızca gelen akımı durdurmuştur.

Tabii yazıma kendi durumumu anlatarak başladım. Peki biz bunları yaparken ülke genelinde neler oluyordu?

Genelkurmay Başkanlığı Karargahında, 15 Temmuz Cuma günü Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu bir grup subay tarafından başlatılan darbe girişimi, tüm yurtta yaklaşık 22 saatte kontrol altına alındı.

FETÖ'nün darbe girişimi, 15 Temmuz Cuma günü saat 22.00'de başladı. 15 Temmuz Cuma gecesi saat 22.00 sularında İstanbul’da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü askerler tarafından geçişe kapatıldı.

İstanbul ve Ankara’dan jetler uçmaya başladı. Ankara’da Genelkurmay çevresinden silah sesleri geldiği bildirildi.

İstanbul Atatürk Havalimanı tanklarla gelen askerler tarafından ele geçirildi. Saat 22.15 itibariyle havalimanına giriş çıkışlar kapatıldı. Yaklaşık aynı sıralarda Sabiha Gökçen Havalimanı’nda da benzer bir baskın yaşandığı ortaya çıktı.

Saat 23.00’da Başbakan Sayın Binali Yıldırım NTV televizyonuna telefonla bağlandı ve “Bu bir kalkışma girişimidir” dedi.

Türk Silahlı Kuvvetleri internet sitesinde, TSK Yurtta Sulh Konseyi imzalı bildiri yayınlandı. Bildiride yönetime el koydukları belirtildi. Saat 23.45 Bir grup asker TRT’ye silahlarla girdi. TRT’de darbe bildirisi okutuldu.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Başbakan’ı arayarak darbelerin kabul edilemez olduğunu, hükümetin yanında olduğunu söyledi.

Saat 00.25 sularında Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan cep telefonundan görüntülü yayınla bağlandı. “Silahlı Kuvvetler içindeki azınlığın kalkışma hareketi. Paralel yapılanmanın teşvik ettiği harekettir” diyen Sayın Erdoğan, halkı kent meydanlarına ve havaalanlarına çağırdı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ise "Bu ülke darbelerden çok çekmiştir. Aynı sıkıntıların yeniden yaşanmasını istemiyoruz" dedi.

Erdoğan’ın çağrısının ardından birçok kentte insanlar Türkiye bayraklarıyla AKP binaları önünde ve meydanlarda toplandı.

Bu çağrının ne kadar önemli olduğunu daha önceki yazılarımda paylaşmıştım. Sayın Cumhurbaşkanımız dik duruşuyla millete çağrıda bulunmuş ve herkesi vatanına sahip çıkmaya davet etmiştir.

O gün o tankları durdurabilecek tek güç milletti. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu çok iyi sezerek, çağrıda bulundu.

O çağrının sonucunda halk sokağa çıktı. Saat 01.00 sularında sivillerin sokağa çıkıp havalimanına gitmesi üzerine Atatürk Havalimanı’nı ele geçiren askerler, geri çekildi.

Camilerden ezan ve sala seslerinin yükselmesi halkın sokağa çıkmasına yardımcı oldu. Salayı ve belediye anonslarını duyan her bir vatandaş sokağa koştu.

Meclisimizi dahi bombalamaya cesaret eden bu hainler gereken cevabı milletten aldı. Şimdi de hamt olsun adalet önünde hesap veriyorlar.

Darbe gecesi saat 03.15’te Meclis’te milletvekilleri olağanüstü toplandı. Bombalara rağmen Meclis çalışmalarını sürdürdü.

Saat 03.25’de Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Atatürk Havalimanına indi. Sayın Cumhurbaşkanının otelden ayrılmasının ardından kaldığı otele saldırı düzenlendi. Allah’a şükürler olsun ki Sayın Cumhurbaşkanımız saldırı öncesi otelden ayrılmıştı.

Saat 06.00’da İstanbul Boğazı deniz ulaşımına kapatıldı. Saat 06.50’de Genelkurmay Başkanlığı’na vekaleten 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar atandı. Saat 07.10’da İstanbul’daki Türk Telekom santralindeki askerler teslim oldu. Saat 07.40’da Sabiha Gökçen Havalimanı’nda uçuşlar yapılmaya başlandı. Saat 08.00’da İstanbul’da deniz ulaşımı yapılmaya başlandığı açıklandı. Saat 08.10’da Boğaziçi Köprüsü kısmen trafiğe açıldı. Yani ulaşım normale dönmeye bu saatlerde başladı.

Merak edilen konuyla ilgili müjdeli haberi saat 10.39’da Başbakan Sayın Binali Yıldırım verdi. Sayın Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın sağ kurtarıldığını ve Çankaya’da kriz merkezinde görevinin başında olduğunu açıkladı.

Bu saatten itibaren her şey yavaş yavaş normale dönmeye başladı. Sayın Cumhurbaşkanının, Sayın Başbakanın, vatanına ve milletine bağlı devlet kadrolarının sayesinde darbenin izleri kısa sürede silindi.

Darbeci askerler, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere Türkiye’nin bazı illerinde sokağa çıkarak tank yürütüp gövde gösterisi yaparken ve polisle çatışırken Bartın’da böyle bir görüntü ortaya çıkmadı.

Bartın’daki askeri birliklerin içinde ilk belirlemelere göre darbecilerle birlikte hareket edenler olmadı. Bartın’da devlet millet el ele görüntüler oluştu. Gece yarısı köylerden bile minibüslerle gelerek Cumhuriyet Meydanı’ndaki protesto gösterisine katılan Bartınlılar darbe girişimine tepki gösterdiler.

Darbe girişiminin duyulmasının ardından Bartın’da sokaklara dökülen binlerce kişi araçlarıyla uzun konvoylar oluşturdu. Halkın köylerden minibüslerle şehre akın ettiği görüldü. Bartın Valisi Nusret Dirim, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, İl Emniyet Müdürü İsa Aydoğdu, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Manav, Saadet Partisi İl Başkanı Ünal Yurtbay, Bartın eski Milletvekili Asım Kulak’ın da aralarında bulunduğu birçok isim Cumhuriyet Meydanı’nda halkla buluştu.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in televizyon kanallarının canlı yayınlarından ve cep telefonu mesajlarından bütün illerdeki müftülere ve din görevlilerine yaptığı çağrı üzerine Bartın’da da camilerden gece saat 02.00 sıralarında sala verildi ve imam tarafından konuşma yapıldı. Sala sonrası hoparlörden halka seslenen imam vatandaşların sokaklara çıkarak milli iradeye sahip çıkmasını istedi.

Tabii milletimize şükran borçluyuz. Şehitlerimize ve gazilerimize şükran borçluyuz. O gün eğer hainler amaçlarına ulaşsalardı devlet büyüklerinin ardından tutuklanacaklar veya büyük sıkıntılar çekecek olanlar arasında gazeteciler de olacaktı.

Bugün işimizin başındaysak, bugün ülkemizde huzur ve refah içerisinde yaşayabiliyorsak bunu hainlere göğüs geren Türk milletine borçluyuz. Allah hepsinden razı olsun.

Allah bir daha bizlere böyle olaylar yaşatmasın. Ülkemizin huzurunu bozmak isteyenlere fırsat vermesin.

Bu örgütün arkasında olan ve ona destek veren batılı ülkeleri de unutmamak lazım. Batılı bazı devletleri arkasına alarak cesaret bulan bu örgüt 15 Temmuz 2016’da Türk milletinin yazdığı destana şahitlik etmiştir. Gereken cevabı fazlasıyla almıştır.

Tabii gelinen süreçte bu hain darbe girişimine yardım edenler ve bayrağımıza, vatanımıza, ezanımıza saldıranlar şimdi adalete hesap veriyor. Devletimize, vatanımıza, milletimize, bayrağımıza ve ezanımıza saldıranlar cezasız kalmayacaktır. 

Bir yıllık süreçte birçok tutuklamalara şahit olduk. Soruşturmalar ve mahkemeler devam ediyor. İnşallah bu hain örgütten her şeyin hesabı sorulacaktır.

15 Temmuz 2016 gecesi yapılan hain darbe girişinin üzerinden bir yıl geçti. Bu bir yıllık süreçte ilimizde neler yaşandı?

Kısa bir süre önce Ankara’ya tayin olan Bartın Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Bozkurt’un 17 Haziran tarihinde yaptığı basın açıklamasında verdiği rakamlara göre ilimizde FETÖ terör örgütü ile ilişkisinden dolayı şu ana kadar 634 kişi hakkında işlem yapıldığını ifade etmişti.

Soruşturma geçiren 634 kişinden 216 kişi tutuklanırken 184 kişi adli kontrol şartıyla 127 kişi de doğrudan serbest bırakıldı. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılan 305 sanıktan ise 154’ü tutuklandı.

15 Temmuz gecesi yapılan darbe girişiminin hemen ardından başlatılan soruşturmalarda Garnizon Komutanı Mehmet Erdemir, Vali Yardımcısı Mesut Gençtürk ve Ulus Kaymakamı Selçuk Şakar’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda asker ve bürokrata yasal işlem yapıldı. FETÖ’den dolayı en çok işlem operasyon yapılan kurumlar emniyet ve üniversite oldu.

Bu kurumlardan çok sayıda personel işten çıkarıldı. Sivil toplum kuruluşları, işadamları, esnaflar ve vatandaşlar arasında da yüzlerce kişi adliyelik oldu.

Ulus İlçe Emniyet Müdürü Levent Mustafaoğlu da örgütle ilişkili olduğu iddiasıyla tutuklandı. Aktif İş Adamları Derneği kapatıldı, yöneticilerine işlem yapıldı. Dernek yöneticilerinden bazıları yurt dışına kaçtı, yakalananlar tutuklandı.

FEM Dershanesi ve eski adı Gülpembe olan Fatih Kolejinin de aralarında bulunduğu özel eğitim kurumlarına ve yurtlara da örgütle ilişkisinden dolayı el koyma işlemi yapıldı, bunların yöneticileri de adliyeye verildi.

Fatih Kolejinin adı Ankara Gölbaşı’nda Özel Hareket Merkezinde şehit olan Kumlucalı imam Mustafa Yaman’ın adı verildi.

İlimizde bir yıl boyunca yaşanılanları özetlemeye çalıştım. Aynı duyguları 15 Temmuz 2017 tarihinde de yaşadık.

Cumhuriyet Meydanı 15 Temmuz'un yıldönümünde tarihi bir gün yaşadı.

15 Temmuz 2016 akşamı TETÖ terör örgütünün askerin içindeki uzantıları tarafından düzenlenen hain darbe girişiminin yıldönümünde ilimiz merkez, ilçe ve beldelerde yürüyüş ve etkinlikler düzenlenerek demokrasi nöbetleri tutuldu. Şehitlikte toplanan vatandaşlar ve protokol üyeleri buradan şehir merkezine yürüdü. Kur’an’ı Kerim Tilavetinin ardından yürüyüşe başlayan binlerce kişi sloganlar atarak, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.

Meydandaki programda ilk olarak Bartın Belediyesi Mehter Takımı sahne aldı. Büyük alkış alan mehter takımı konseri sonrası Valilik tarafından sünnet ettirilen 34 çocuğa hediyeleri verildi. Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen müsabakalarda dereceye giren sporculara ödül de verildi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da gerçekleştirdiği konuşma canlı bağlantı ile gösterildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sırasında Bartın halkı sık sık tekbirler getirerek ‘İdam isteriz’ ve ‘Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez’ sloganları attı. Şehitlerimiz için Kur’an Tilavetinin ardından konuşmalara geçildi.

Saat 00.13’te il genelindeki tüm camilerden sala okundu. İşte o sala sırasında o gece yaşanılanlar herkesin gözünün önünden film şeridi gibi geçti.

O gecenin en ruhani dakikaları, bütün camilerden ardarda sala verildiği anlardı.

15 Temmuz gecesi sala ile insanlar meydanlara davet edildi. Herkes aynı duyguları taşıyarak, abdestini alıp meydanlara koştu.

Biz gerçekten zor zamanda bir araya gelip sımsıkı sarılabilen bir milletiz. Kalbimizdeki iman gücümüzle ve vatan aşkımızla yapamayacağımız şey yok.

Son olarak Valimiz Sayın Nusret Dirim’in sözüyle yazımı bitireyim. Sayın Valimiz Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelde bir konuşma gerçekleştirdi. O konuşmada aynen şu ifadeleri kullandı; “Biz Suriyeli kardeşlerimiz gibi vatanımızı terk edip bu topraklardan gitmeyiz. Biz ya bu topraklarda yaşamımızı sürdürmeye, hayatımızı kazanmaya devam ederiz ya da bu vatan için canımızı veririz.”

Sayın Valimiz bu cümlelerle milyonlarca insanın duygularını açıkladı.

Bu düşünceye sahip olan bu aziz milletimiz vatanına, bayrağına, namusuna ve ezanına ne olursa olsun sahip çıkmıştır ve çıkacaktır. Allah bu birlikteliğimizi bozmasın…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 5 Mayıs 2013 Ajans Bartın | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0551 120 3535