• BIST 93.419
  • Altın 245,493
  • Dolar 6,4985
  • Euro 7,3766
  • Bartın 23 °C
  • Ankara 24 °C
  • Bolu 20 °C
  • Kastamonu 18 °C
  • Zonguldak 23 °C
  • Karabük 23 °C
  • Muhteşem bir törenle dünya evine girdi
  • İl Temsilcisi Ünsal’dan yeni Müftü Yardımcısına hayırlı olsun ziyareti
  • Gençler için yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi
  • Muhteşem bir törenle dünya evine girdi
  • İl Temsilcisi Ünsal’dan yeni Müftü Yardımcısına hayırlı olsun ziyareti
  • Gençler için yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi

Ormanlarımız mevsimlik işçilere emanet

Sercan Engin

 

Sıcaklıkların etkisini tam anlamıyla hissettirdiğini şu günlerde büyük önem arz eden bir konuda röportaj gerçekleştirdim.

Bartın Orman İşletme Müdürü Sayın Selahattin Yanık ile orman yangınları üzerine röportaj yaptım. Sayın Müdürün bu konuda çok hassas ve bir o kadar da temkinli olduğunu gördüm.

Verdiği bilgiler ışığında sizlere Bartın’da orman yangınlarıyla ilgili neler yapıldığını anlatmaya çalışacağım.

Sayın Müdürümüz Bartın’da vatandaşların orman yangınlarına karşı bilinçli olduğunu belirterek, asıl tehlikenin anız yangınları nedeni ile meydana gelen orman yangınlarının olduğunu ifade etti.

Bartın’da bilinçli orman yangını olmadığını ve yangınların dikkatsizlikten kaynaklandığını söyledi.

Sayın Müdürün yangınlarla ilgili çok önemli bulduğum açıklamalarını sizlerle paylaşmak istedim.

Vatandaşlara tarlayı yakarak temizlik yapmayın (anız yakmayın) uyarısında bulunan Sayın Yanık, aynen şu şekilde belirtiyor; “Orman yangının savaştan farkı yok. Yangın sırasında tüm ekosistem zarar görüyor. Sadece yanan ağaç olmuyor. Tüm canlılar da yok oluyor. Bana göre yangınlar orman içerisinde meydana gelen bir savaştır. Bu tür olumsuzluklara neden olmamak için çok dikkatli olunmalıdır. Vatandaşlar bu durumda karşı çok dikkatli olmalılar. Mangal, sigara ve rastgele atılan şişeler orman yangınlarına davetiye çıkarıyor.”

Gerçekten doğru ifadeler. Savaşta nasıl yerle bir oluyorsa her şey, yangında da öyle. Tüm canlıların yaşamı sona eriyor. Allah bu tür olayları yaşatmasın.

Bu kadar önemli olduğu için Bartın Orman İşletme Müdürlüğü yangın nöbetleri tutuyor. Her gün 10 yangın işçisi herhangi bir olumsuz olaya karşı nöbet tutuyor.

Bu hizmetin yanında 3 tane yangın kulesi ile de önemli bir görev yerine getiriliyor. Bu 3 kuleden ormanlar adeta 24 saat izleniyor.

Topluca tepesinde Dinlence Kulesi, Kurucaşile ilçesi Karaman Köyü’nde Daldoruğu Kulesi ve Epçiler tepesinde Sarıgöl Kulesi ormanların gözetlendiği yerler.

Tabii Orman İşletme Müdürü Sayın Yanık röportaj sonrası kuleleri yerinde görmek isteyip istemediğimi sordu.

Ben de görmek istediğimi ilettim.  Epçiler tepesinde bulunan Sarıgöl Kulesine gittik. Gittik derken öyle kolay değil. 40 dakika gidiş, 40 dakika da geliş sürüyor. Dağın tepesine yapılmış bir kule…

Bu kulede nöbet tutan işçi kardeşimiz 6 gün boyunca kule nöbet tuttuğunu söyledi. Cumartesi’den Cumartesi’ye nöbet değişimi oluyor. Kulenin bulunduğu yere normal araçla gitmek biraz zor.

6 günlük yiyeceğini yanında götürüp, ihtiyaçlarını karşılıyorlar. 6 gün boyunca hiçbir yere gitmek yok. Nöbete devam…

Tabii kulenin bulunduğu yer havadar ve Bartın adeta ayaklarınızın altında…

Peki bu kuleler ne işe yarıyor? Yangın kuleleri ormanlık alanda veya yerleşim yerlerinde meydana gelebilecek yangında hemen ilgili kuruma uyarıda bulunuyor. En ufak bir duman dahi gözlenerek, inceleniyor.

Bu kulelerden sadece Dinlence Kulesi 12 ay boyunca aktif oluyor. Diğer iki kule 6 ay boyunca hizmet veriyor. 24 saat boyunca kulelerden ormanlar takip ediliyor. Saat başı Bölge Müdürlüğüne bilgi veriliyor.

Bu kuleler yangına hızlı müdahaleyi de sağlıyor.

Yangın fark edilir edilmez kuledeki görevli kişi yangının olduğu yere kadar ekipleri telsizle ulaştırabiliyor.

Bu kuleler olmasa ekiplerin yangını bulmaları zor gibi görünüyor. Bulsalar bile zaman çok önemli. Yangın büyümeden müdahale veya ilk müdahale büyük önem arz ediyor.

Burada gözlemlediğim sıkıntı kulede bu görevliler tek kalıyor. Allah korusun bir şey olduğunda bu işçilere ulaşmak en az 40 dakika. Yağmur ve çamur olmadığını varsayarsak tabii…

Orman yolu bozuk ve engebeli…

En azında kulelerde 2 kişi beklense daha iyi olmaz mı? Tabii buna karar verecek olan yetkili makamlardır.

Orman işçisi olarak 26 kişinin görev yaptığı söylendi. Bu 26 kişinin tamamı mevsimlik işçi.

İşçilerimizin bilgisi ve tecrübesi de önemli. Gerçekten hepsi işinin ehli…

Ormanlarımız mevsimlik işçilere emanet diyebiliriz.

Peki bu işçiler yaz aylarında ormanları koruyor. Kış aylarında ne yapıyor? Yaz ayında işçiler değerli, kış gelince hadi başının çaresine bak mı deniliyor?

Bu işçilerimizin mağduriyeti giderilmeli. Orman işçileri kadroya alınmalı. Çünkü kış aylarında bu işçiler büyük sıkıntı yaşıyor. Sadece 6 ay görev alabiliyor. Diğer altı ayda da iş bulma mücadelesi veriyorlar.

Bu sıkıntı sadece bu kurumu kapsamıyor. Birçok kurumda işçiler böyle. Büyük bir mağduriyet oluyor.

Aynı şey cankurtaranlar için de geçerli. İl Özel İdaresi tarafından köy sahillerine önemli bir hizmet veriliyor. Takdire şayan. Cankurtaran hizmeti gerçekten faydalı bir hizmet.

Burada görev alanlar için de aynı sıkıntı var. 3-4 ay görev alıyorlar. Peki ya sonra…

Başının çaresine bak deniliyor. Sonra bir sonraki yıl yaz ayında yine cankurtaran ekibi oluşturulmaya çalışılıyor.

Burada görev alan arkadaşlar yaz ayında sahillerde kış ayında da İl Özel İdaresi’nde başka alanlarda değerlendirilse güzel olmaz mı?

Hem İl Özel İdaresi yaz aylarında cankurtaran kadrosunu doldurmakta zorlanmaz hem de işçiler mağdur olmaz.

Yine orman yangınlarına dönelim.

Orman yangınlarıyla ilgili neler yapılıyor gözlemlerimi sizlerle paylaşmaya devam edeyim.

Anız yakılmaması, bahçe temizliklerinde ateş yakılmaması, piknik ateşinin söndürülmesi, rüzgârlı ve sıcak havalarda piknik ateşi yakılmaması gibi önemli duyurular sürekli yapılıyor.

Ekipman anlamında da bir tane ilk müdahale aracı, 2 tane arazöz ve bir tene büyük su tankeri mevcut. Büyük tanker 10 ton civarında su alıyor. Diğer arazöz de 2.5 ton alıyor. İlk müdahalede nöbet sistemi var. 10 kişi yangın için nöbet tutuyor.

Bir yangın helikopteri de herhangi bir olumsuzluğa karşı Karabük’te bekletiliyor.

Tabii Alo 177 Orman Yangın İhbar Hattını da unutmamak lazım.

Alo 177 hattının bazen lüzumsuz aramalarla meşgul edildiğini öğrendim. Aynı 112’de olduğu gibi insanlar sohbet etmek için gereksiz aramalar yapılıyormuş.

Bu tür hatların amacına uygun bir şekilde kullanılması gerekiyor. Alo 177 hattı orman yangınlarıyla ilgili konularda kullanılmalı. Sohbet etmek için aranacak bir hat değil. İstismar edilmemesi gerekiyor.

Bartın Orman İşletme Müdürlüğü’nün orman yangınlarıyla ilgili aldığı tedbirleri ve çalışmalarını özetle anlatmaya çalıştım.

İnşallah herhangi bir olumsuz olay yaşanmadan yaz dönemini tamamlarız. Dediklerimiz sadece sözde kalmamalı. Duyuruları ve uyarıları dikkate alalım.

Ağaçlar, ağaççıklar, çalılar, otsu bitkiler, mantarlar, mikro-organizmalar ve irili ufaklı hayvanlarla, toprak, hava ve suyun uzun süreli doğal etkileşim süreci sonucu ortaya çıkan bir ekolojik sistem olarak tanımlanan orman, aynı zamanda çok yönlü işlev ve değerleri (ekonomik, sosyal, çevresel, bilimsel, ruhsal, estetik) ile yeryüzünde yaşamın temel taşlarından biri.

‘Yaşamın temel taşı’ ifadesi çok doğru. Bizler üzerimize düşeni yapalım. Ormanların korunması ve oluşabilecek herhangi bir olumsuzluğa da sebebiyet vermeyelim.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 5 Mayıs 2013 Ajans Bartın | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0551 120 3535