• BIST 117.741
  • Altın 399,361
  • Dolar 6,8518
  • Euro 7,8316
  • Bartın 23 °C
  • Ankara 26 °C
  • Bolu 17 °C
  • Kastamonu 19 °C
  • Zonguldak 21 °C
  • Karabük 23 °C
  • 16 işyerinin bulunacağı sanayi sitesi yapılacak
  • Huzurevi kapasitesi 28’den 72’ye çıkartılıyor
  • Sahil bölgesinde devam eden yatırımları değerlendirdi
  • 16 işyerinin bulunacağı sanayi sitesi yapılacak
  • Huzurevi kapasitesi 28’den 72’ye çıkartılıyor
  • Sahil bölgesinde devam eden yatırımları değerlendirdi

Osmanlı’dan miras kalan bir kurum

Sercan Engin

Bu ayki köşemde Türk Kızılayı’na yer vermek istedim. Bu kurum öyle bir iki cümleyle anlatılabilecek bir kurum değil. 152 yıllık bir çınar… Bu hafta 152.kuruluş yıldönümünü kutlayan bu çınarı anlatmakla bitiremeyiz.

Afetlerde ve olağan dönemde ihtiyaç sahipleri ve korunmasızlara yönelik yardım sağlamak, toplumda yardımlaşmayı geliştirmek, güvenli kan teminini gerçekleştirmeyi ve zarar görebilirliği azaltmayı misyon edinen Türk Kızılayı’nın ülkemizde ve dünyada ki faaliyetleri takdire şayan…

İsterseniz sizlere Kızılay’ın kuruluşundan buyana kısaca bir serüveninden bahsedeyim…

“11 Haziran 1868’de bir grup idealist doktor “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti”ni kurdu.

Cemiyet 1877 yılında “Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti” adını aldı.

1923 yılında “Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti” adını alan kuruluşun adı, 1935 yılında ise “Türkiye Kızılay Cemiyeti” oldu.

Kuruluşa “Kızılay” adını büyük önder Atatürk verdi. Kızılay, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı’dan miras olarak aldığı pek az kurumdan biri.
Peki Kızılay ne yaptı?

Kızılay, Osmanlı-Rus Savaşı’ndan Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar geçen sürede, Türkiye’nin taraf olduğu tüm savaşlarda, cephe gerisinde kurduğu hastaneler, hasta taşıma servisleri, donattığı hastane gemileri, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılar aracılığıyla savaş alanında yaralanan ve hastalanan yüz binlerce askerin yardımına koştu.

1.Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’da görülen büyük kolera salgınından bu yana, yurdumuzda meydana gelen doğal afetlerde ihtiyaç sahiplerinin bakımını, yerleşim ve beslenmelerini sağlayan Kızılay, koronavirüs salgınından etkilenenlere de yardımlarıyla destek oldu.

1957 yılında kan merkezlerini kurmaya başlayan ve 2005 yılında Güvenli Kan Temini programını hayata geçirdiği günden bu güne kan bağış oranını artıran Kızılay, ülke geneline yayılmış hizmet birimlerinde görevli yaklaşık 3 bin 500 personel ile 300 noktada kan bağışı alıyor.

Her gün 1500 hastanenin kan bileşeni ihtiyacını karşılayan Kızılay, Türkiye’nin yıllık kan ihtiyacının tamamını gönüllü ve güvenli kan bağışçılarından sağlamayı hedefliyor.

İlik nakli ve kök hücre tedavisi bekleyen hastalar için de 2013 yılından bu yana Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılay iş birliğiyle “Türkök Projesi” yürütülüyor.

Koronavirüs salgını döneminde İmmün Plazma Yöntemiyle Tedavi de katkılar sağlayan Kızılay, bu tedavi yönteminin yaygınlaşması, toplumumuz tarafından benimsenmesi için çalışmalar yaptı.

Kızılay, binlerce hastanın bağışlanan immün plazmalarla iyileşmesine katkı sağlarken yaşanabilecek yeni salgın dalgalarına yönelik de biobankalar oluşturdu.

Kurulduğu ilk günden bu yana bilgi, deneyim ve operasyonel güç bakımından kendini donatan, insani yardım serüveninde baş aktör olarak yer alan Türk Kızılay’ın, bugün 9 Bölge Afet Yönetim Merkezi, 19 Yerel Afet Yönetim Merkezi, Acil Haberleşme Sistemleri, tam donanımlı haberleşme araçları ile olası bir afete en geç 2 saat içinde ulaşma kabiliyeti, yüzbinlere acil barınma ve beslenme imkânı verebilecek kapasitesi bulunuyor.

Kızılay, ülkemizde olduğu gibi yardım elini ülke sınırlarının dışına da uzatıyor. Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya, Güney Asya’dan Kafkaslar’a kadar dünyanın neresinde bir insan acısı varsa onu dindirmek için çaba gösteriyor.

Uluslararası arenada gerçekleştirilen bu yardım çalışmaları Türkiye’nin tanıtılmasına da kuşkusuz büyük katkı sağlıyor.

Bugün Suriye’de, Irak’ta, Somali’de, Endonezya’da, Yemen’de, Gazze’de ve daha birçok ülkede başarılı insani yardım operasyonu yürüten Türk Kızılay, ülke sınırları içinde ise her yıl milyonlarca insana yardım eli uzatmayı sürdürüyor.”

Tabii tüm bu faaliyetler milletimizin desteğiyle oluyor. İnşallah 152 yıldır olduğu gibi bundan sonra da aynı çalışmalar devam edecektir. Görev alan herkese minnettarız.

Kızılayımızı ilimizde temsil eden Bartın Şubesini de tebrik ediyorum. Çok önemli çalışmalar yapıyorlar.

Sadece ve sadece Tük Kızılayı’nın bayrağını dalgalandırma telaşı içerisinde olan bu kişiler takdire şayan.

Kızılay gönüllüleri alanda aktif görev alıyorlar. Özellikle Kızılay’ın gönüllü gençleri her övgüyü hak ediyor.

Bu insanlar gönüllülük esasına göre çalışıyorlar. İşlerinden, vakitlerinden ve ömürlerinden fedakarlık yapıyorlar.

Hepsini yürekten alkışlıyorum. Türkiye Kızılay Derneği Bartın Şube Başkanı Rıza Çakın başta olmak üzere mevcut yönetimdeki büyüklerimize, Kızılay’ın tüm birimlerindeki görevlilere ve genç kardeşlerimize teşekkür ediyorum.

Milletimizin desteği ile dünyanın dört bir yanında umut olan, yaraları saran ve 152 yıldır mazlumların yanında duran Kızılayımızın kuruluş yıldönümünü kutluyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 5 Mayıs 2013 Ajans Bartın | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0551 120 3535