• BIST 102.602
  • Altın 192,894
  • Dolar 4,6318
  • Euro 5,4611
  • Bartın 23 °C
  • Ankara 25 °C
  • Bolu 25 °C
  • Kastamonu 22 °C
  • Zonguldak 22 °C
  • Karabük 25 °C
  • ‘2-0’la yola devam edeceğiz’
  • 4 dönemdir Bartın Milletvekilliği görevini yürüten Yalçınkaya, listeye giremedi
  • Milletvekili aday listesini ilk açıklayan MHP oldu
  • ‘2-0’la yola devam edeceğiz’
  • 4 dönemdir Bartın Milletvekilliği görevini yürüten Yalçınkaya, listeye giremedi
  • Milletvekili aday listesini ilk açıklayan MHP oldu

Turizmin önündeki engeller kaldırılıyor

Sercan Engin

 

Dünyada milyonlarca insan her yıl turistik amaçlarla seyahat ediyor. Bu seyahatler sonucu ülkeler önemli gelir elde ediyor. Hatta elde edine gelirler o kadar yüksek ki ülkenin kalkınmasını dahi olumlu yönde etkiliyor. 

Ülkemiz bu anlamda önemli bir yere sahip. Peki Bartın ili turizm anlamında nerelerde?

İyiye doğru gittiğimizi düşünüyorum. 

Çünkü Bartın ilinde turizmi olumsuz etkileyen belli başlı sorunlar vardı. Bu sorunların tek tek halledilmesiyle turizmi baltalayan bazı olumsuzluklar ortadan kaldırılmaya başlandı. Bu projelere değineceğiz.

Bartın neden turizmde önemli biraz bundan bahsedelim. İnsanlar neden Bartın’a gelmeli? 

Bartın tarihi ve turistik bir şehir. Bartın’ın geçmişi yıllar öncesine dayanıyor. En önemlisi de muhteşem akan su diye tabir edilen Bartın Irmağına sahip. Hatta Bartın ili adını bu ırmaktan almış. 

“PARTHENİA”dan Bartın’a dönüşen adın kaynağı “PARTHENİOS” dur. Bartın Irmağının antik çağdaki adı olan Parthenios; Yunan mitolojisinde, Tanrıların Babası OKENAUS’un çocukları olan yüzlerce tanrıdan birisi ve “Sular Tanrısı”dır. “Sular ilahı veya Muhteşem akan su” anlamlarına geliyor.

Antik çağda, Parthenios adı verilen Bartın Irmağının kenarında kurulan Bartın kentinin PARTHENİA adıyla anıldığı ve zamanla Bartın’a dönüştüğü yazılı kaynaklardan anlaşılıyor.

Baktığımız zaman gerçekten önemli bir tarihe sahip.

Peki biz bu zenginlikleri koruyabildik mi? Bu zenginliklerden faydalanıp ilimizin turizmden pay almasını sağlayabildik mi? Pek de tam anlamıyla pay sahibiyiz denilemez. Ama bunu başaran ilçeler dahi var. Bakın il demiyorum. İlçeler bile var. Biz neden başaramayalım?

Bunları kelimelerle söylemek kolay. Gerçekleştirmek o kadar da kolay değil. İlimizde turizmi baltalayan bazı sorunların olduğunu yazımın başında belirtmiştim.

Bunlardan bir tanesi Bartın Irmağına akan kanalizasyondu. Bartın Belediyesi bu sorunu %85’i IPA(AB Katılım Öncesi mali Yardım Aracı), % 6’sı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, % 9’u Bartın Belediyesi tarafından karşılanan Bartın Kanalizasyon Atıksu Arıtma Tesisi ve İnkumu Kanalizasyon Atıksu Paket Arıtma Tesisi ve Derin Deniz Deşarjı Projesi ile yüzde 95 çözdü. 

Köylerden akan kanalizasyonlar olduğunu düşünerek bu yüzdeyi verdim. Ancak İl Özel İdaresi de köylerle ilgili çalışma gerçekleştiriyor. Özellikle bu yıl birçok köyde kanalizasyon arıtma ile ilgili çalışmalar gerçekleştirilecek. Bu çalışmalar da tamamlandığında ırmak kendini 3-5 yıl içinde temizleyecek.

Bunla sınırlı da kalınmadı. 

Bartın Belediyesi’nin bu yatırımı Bartın Irmağı Islah Projesi ile adeta taçlandırılacak. Bakanlık tarafından gerçekleştirilecek olan proje ile Bartın Irmağı, mega proje olacak.

Türkiye’de denizden 14 kilometre şehir merkezine kadar teknelerle ulaşılabilen doğa harikası Bartın ırmağının ıslah edilmiş hali Bartın’a büyük bir değer katacak.

Bu projeye Orman ve Su işleri Bakanlığı gerçekten sahip çıkıyor. İnşallah kısa sürede uygulamaya konulacaktır. 
Bu yatırımla sorunların tamamı çözülmüyor tabi. Bartın ilinin yıllardır devam eden bir çöp sorunu da var. Yıllardır verilen mücadelelere rağmen herhangi bir somut adım atılamamıştı. 

Bartın Valisi Sayın Nusret Dirim’in özellikle üzerinde durduğu çöp sorunu inşallah sona erecek.

Kaman Köyü sınırları içerisinde bulunan bir alana Katı Atık Bertaraf Tesisi kurulacak. Bu tesisin ihalesini de bakanlık yapacak. Bu tesisin de faaliyete geçmesiyle Bartın’ın çöp sorunu da tarihe karışacak.

İnkumu’n tepesinde bulunan Bartın çöplüğüne hiç gittiniz mi? Eğer gittiyseniz görmüşsünüzdür. İnsan üzülüyor. Doğa harikası bir yer çöplük olarak hizmet veriyor. Tabii ne kadar hizmet veriyor? Bu da ayrı…
Bir tarafta deniz, kum, güneş, ırmak ve yeşillik, diğer tarafta da tepeden yükselen dumanlar ve koku…

Görenler şaşırıyor. Boğaz mevkiinde ırmakta tekne ile gezerken kokudan geçmek mümkün değil. Çöplüğün kokusu insanları rahatsız ediyor. 

Ancak dediğim gibi bu önemli sorunun da giderilmesine az bir zaman kaldı.

Bir diğer sorun da hafriyat sorunu. Ne kadar çok sorunumuz varmış. Yaz yaz bitmiyor. 

Bu sıkıntı da yine Vali Sayın Nusret Dirim’in takibi sonucu çözüme kavuştu. Merkezde ve ilçelerde hafriyat döküm sahaları belirlendi. 

Bu belirlenen alanlar dışına hafriyat dökenlerin cezalandırılacağı açıklandı. Önceden de ceza vardı. Fakat şöyle bir yanlışlık da vardı. 

Yol kenarlarına veya farklı alanlara hafriyat dökenlere ceza kesildiğinde, dökmek için gösterilecek alan yoktu. Yani ceza kesmek biraz saçma oluyordu açıkçası. Çünkü yol kenarına döken kişiye, hafriyatını dökmesi için gösterebileceğin bir alanın yok. Ne yapacak adam hafriyatı?

Ancak şimdi öyle değil. 

Bartın Merkez için hafriyat alanı Kozcağız yolu üzerinde bulunan İl Özel İdaresi’ne ait bir arazi. Hatta bu alan için bir fiyat dahi belirlendi. Ağustos Ayı Meclis Toplantılarında tonaj gözetmeksizin kamyon başı 10 TL olarak belirlendi. Hatta ilk bir hafta ücret alınmayacağı duyuruldu. 

Aynı toplantıda Mugada plajına amatör balıkçılar için yapılan Tekne Park için de kira bedeli belirlendi. Aylık 50 TL olarak belirlenen bu miktar bana sanki biraz çok geldi. Milyonları kazanan inşaat firmalarından hafriyat için 10 TL alan İl Özel İdaresi, amatör balıkçılardan 50 TL alacak. Yorum ve takdir sizin…

Bir ilde turizm deniliyorsa bu sorunların halledilmesi gerekiyordu. Bunlar turizm önünde bir engeldi. Bu engeller tek tek kaldırılıyor. 

İlimizde gezilebilecek birçok tarih yer mevcut. İlimizi  denizi, ırmağı, doğası ve tarihiyle gezilip görülmeye değer diye düşünüyorum. 

İlimizin doğasından bahsedip kültürel zenginliğinden bahsetmemek olmaz. Bartın el sanatları yönüyle de zengin. El emeği göz nuru tel kırma, çekicilik sanatı ve gemi maketi yapımcılığı birçok kişiye istihdam sağlıyor. Kilimler ve oyalar bölgedeki kadınların iç dünyasını el sanatlarına yansıtıyor.

Yaz kış demeden her salı kurulan Galla Pazarı taze süt, manda yoğurdu ve bahçe ürünlerini pazarlayan vefakar kadınların çoğunluğunu oluşturduğu bir Pazar. Bartın’da turizm olgusu içinde yer alan bütün değerleri görmek ya da yaşamak mümkün.

Tabii Bartın mutfağıyla da ön planda. Bartın mutfağı ile ilgili olarak yapılan araştırmalarda tespit edilen 100'den fazla yemek çeşidi yöre mutfağının zenginliğini açıkça ortaya koyuyor. 

Özellikle, kışlık, yazlık yiyecek gibi ayrımlar ve çeşitler azalsa da geleneksel kış yemekleri için, yöre ürünlerinden yazdan hazırlanan kışlık erzaklar arasında kavurma, sucuk, bulgur, domates ve fasulye kurusu, erişte, kuru yufka, keşkek, tarhana, pekmez, reçel, turşu, marmelat ve komposto ile sebze konserveleri önemli yer tutuyor. 

Bartın'ın en ünlü yemekleri arasında Pirinçli Mantı, Çiğ Börek, Gartlaç, Çöven Ekmeği, Kırtıl, Halışka, Isbıt, Sütlü Armut, Pumpum Çorbası, Gelinteli olarak biliniyor.

Daha ne olsun ki. İlimiz tüm güzelliklere sahip. Bize düşen bu güzellikleri koruyup, insanlara sunmak ve tarihi ortaya çıkartmak için çalışmalar yapmak. Bu çalışmalar yapılıyor. Önümüzdeki yıllarda turizm anlamında Bartın’ın önemli bir yere sahip olacağını hep birlikte göreceğiz.

 Bartın ilinin sadece Amasra’dan ibaret olmadığını bahsettiğim projeler tamamladığında herkese anlatmış olacağız.

Artık Bartın uyandı diyebiliriz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 5 Mayıs 2013 Ajans Bartın | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0551 120 3535